(216) Kleopatra, ana asteroid kuşağında yer alan ve sahip olduğu sıra dışı şekliyle bilim dünyasında büyük ilgi uyandıran
bir M-tipi asteroittir. Halk arasında “köpek kemiği” (dog-bone) şeklinde anılmasının sebebi,
iki büyük kütlenin dar bir boyun bölgesiyle birbirine bağlı gibi görünmesidir.
Radar gözlemleri ve adaptif optik sistemlerle yapılan detaylı çalışmalar,
Kleopatra’nın büyük oranda metalik bileşenlerden — özellikle demir ve nikelden — oluştuğunu ortaya koymuştur.
Ancak bu metal yoğunluğuna rağmen, gövdenin iç yapısının tamamen katı değil,
“moloz yığını” (rubble-pile) yapısında olduğu düşünülmektedir.
Kırılgan Dev ve Uyduları
Kleopatra’yı daha da ilginç kılan özelliklerden biri, etrafında dolanan iki küçük uyduya sahip olmasıdır.
AlexHelios ve CleoSelene adı verilen bu uydular, asteroitin kütlesinin ve yoğunluğunun
hassas şekilde hesaplanmasına olanak tanımıştır.
Yapılan hesaplamalar, Kleopatra’nın düşündüğümüzden çok daha düşük bir yoğunluğa sahip olduğunu göstermektedir.
Bu da onun geçmişte yaşanan büyük çarpışmalar sonucu parçalanıp,
kendi kütle çekimiyle yeniden bir araya gelmiş olabileceğini düşündürmektedir.
Hızlı dönüşü nedeniyle merkezkaç kuvvetinin sınırında bulunan Kleopatra,
adeta parçalanmanın eşiğinde dönen kozmik bir kalıntı gibidir.
Kleopatra: Kozmik Bir Kemik ve Çarpışmaların Hatırası