RumySpace

DÜNYA

Dünya (Latince: Terra), Güneş Sistemi’nde Güneş’e en yakın üçüncü gezegen olup, üzerinde yaşam olduğu bilinen tek gök cismidir. Yaklaşık 4,54 milyar yıl önce oluştuğu kabul edilen Dünya, Güneş etrafındaki bir turunu yaklaşık 365,25 günde, kendi ekseni etrafındaki dönüşünü ise yaklaşık 24 saatte tamamlar. Dünya’nın tek doğal uydusu Ay’dır ve Ay, gezegenin eksen eğikliğinin dengede kalmasında önemli bir rol oynar.
Dünya, karasal bir gezegen olup katı bir yüzeye sahiptir. Yüzeyinin yaklaşık %71’i okyanuslar, denizler, göller ve buzullar gibi su kütleleriyle kaplıdır. Kalan kısmı ise kıtalar ve adalardan oluşur. Bu özellik, Dünya’yı Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenlerden ayıran en belirgin farklardan biridir. Gezegenin atmosferi büyük oranda azot (%78) ve oksijen (%21) içerir. Bu atmosfer, zararlı Güneş ışınlarını süzerken aynı zamanda sera etkisi sayesinde gezegenin yaşanabilir sıcaklık aralığında kalmasını sağlar.
Dünya’nın iç yapısı üç ana katmandan oluşur: kabuk, manto ve çekirdek. Kabuk, yeryüzünde yaşadığımız en dış katmandır ve okyanusal kabuk ile kıtasal kabuk olarak ikiye ayrılır. Okyanusal kabuk daha ince ve yoğunken, kıtasal kabuk daha kalın ve daha hafif bir yapıya sahiptir. Manto, yarı akışkan yapısıyla tektonik plakaların hareketine olanak tanır. Çekirdek ise büyük oranda demir ve nikelden oluşur ve iç çekirdeği katı, dış çekirdeği sıvı haldedir.
Dünya’nın manyetik alanı, sıvı dış çekirdekteki metalik akımlar sayesinde oluşur. Bu manyetik alan, Güneş’ten gelen yüklü parçacıkları saptırarak atmosferin uzaya kaçmasını engeller ve canlı yaşamı için koruyucu bir kalkan görevi görür. Manyetosfer adı verilen bu alan, özellikle Güneş fırtınaları sırasında Dünya’yı ciddi radyasyon etkilerinden korur.

Dünya'nın yaşı doğrudan doğruya kayaçların yaşıyla ölçülemez. Çünkü bilinen en yaşlı kayaçlar bile bugün artık yeryüzünde var olmayan daha yaşlı kayaçlardan oluşmuştur. Bugüne kadar saptanabilen en yaşlı kayaçlar Grönland'ın batısında bulunmuştur ve 4,1 milyar yaşındadır.
Bugün Dünya'nın yaşını hesaplamak için elde edilen en iyi yöntem radyoaktif elementlerin yarılanmaları sonucu başka elementlere dönüşümleridir. Örneğin radyoaktif uranyum elementinin uranyum-238 ve uranyum-235 gibi iki ayrı tipte atomu (izotop) vardır. Bu atomların ikisi de çok yavaş bir süreçle kurşun atomlarına dönüşür. Öbür uranyum izotopundan biraz daha ağır olan uranyum-238'in dönüşümüyle daha hafif bir kurşun izotopu olan kurşun-206, uranyum-234'in dönüşümüyle de biraz daha ağır bir izotop olan kurşun-207 atomları oluşur. Uranyum-235'in kurşuna dönüşme hızı uranyum-238'in dönüşme hızından altı kat daha fazladır. Bu nedenler, incelenen bir kayaçtaki kurşun-206 ve kurşun-207 atomlarının oranı kayacın yaşına bağlı olarak değişir. En yaşlı olduğu düşünülen bir kurşun minerali ile bugün okyanuslarda oluşan kurşunun izotop yapısı arasındaki fark, ancak bu iki örneğin oluşumları arasında 4,55 milyar yıllık bir zaman dilimi olmasıyla açıklanır. Bu süre de Dünya'nın yaşı olarak kabul edilir.
Dünya'nın dış kabuğu ile bu kabuğun üzerindeki atmosfer (hava) ve hidrosfer (okyanuslar ve denizler) katmanları doğrudan gözlemle incelenebilir. Oysa Dünya'nın iç bölümlerine ulaşarak yapısını doğrudan inceleme olanağı yoktur. Dünya'nın iç yapısına ilişkin bütün bilgiler depremlerin incelenmesinden ve Dünya'nın içinde var olduğu düşünülen maddeler üzerindeki deneylerden elde edilmiştir. Yanardağların varlığına ve yer kabuğunun yüzeyindeki ısı akışı ölçümlerine dayanarak Dünya'nın iç bölümlerinin çok sıcak olduğunu biliyoruz. Yer kabuğunun derinliklerine doğru indikçe kayaçların sıcaklığı her kilometrede 30 °C kadar yükselir. Böylece kabuğun en alt katmanlarının çok daha üstünde yer alan kayaçlar kızıl kor haline dönüşür. Aslında Dünya'nın büyüklüğüne oranla yer kabuğu çok incedir. Eğer Dünya'yı bir futbol topu büyüklüğünde düşünürsek kabuğu da ancak topun üzerine yapıştırılmış bir posta pulu kalınlığındadır. Kabuğun altında kalan kayaçlar ise akkor sıcaklığına kadar ulaşır.

gezegen