Jüpiter, Güneş Sistemi’nin Güneş’ten itibaren beşinci gezegeni ve kütle
bakımından en büyüğüdür. Roma mitolojisinde tanrıların kralı olan
Jüpiter’den adını almıştır. Bir gaz devi olan Jüpiter’in katı bir
yüzeyi bulunmaz; gezegenin büyük bölümü hidrojen ve helyumdan
oluşmaktadır.
Jüpiter’in en dikkat çekici özelliği, yüzyıllardır gözlemlenen dev
fırtına sistemi olan Büyük Kırmızı Leke’dir. Bu dev fırtına,
Dünya’dan daha büyük bir çapa sahiptir ve en az 300 yıldır varlığını
sürdürmektedir. Gezegenin atmosferi, yüksek hızlarda esen rüzgârlar,
bulut bantları ve şiddetli elektrik fırtınalarıyla son derece
dinamiktir.
Jüpiter, çok güçlü bir manyetik alana sahiptir. Bu manyetik alan,
Dünya’nın manyetik alanından yaklaşık 20.000 kat daha güçlüdür ve
Güneş Sistemi’ndeki en büyük manyetosferi oluşturur. Bu durum,
Jüpiter çevresinde yoğun radyasyon kuşaklarının meydana gelmesine
neden olur.
Gezegenin dönüş süresi oldukça kısadır; Jüpiter kendi ekseni
etrafında yaklaşık 10 saatte bir tur atar. Bu hızlı dönüş,
gezegenin ekvatorunun şişkin, kutuplarının ise basık olmasına yol
açar.
Jüpiter’in iç yapısına ilişkin modellere göre, gezegenin merkezinde
kayalık ve metalik bir çekirdek bulunur. Bu çekirdeğin üzerinde
sırasıyla sıvı metalik hidrojen ve moleküler hidrojen tabakaları yer
alır. Metalik hidrojen tabakası, Jüpiter’in güçlü manyetik alanının
oluşmasında önemli rol oynar.
Jüpiter’in bilinen 90’dan fazla uydusu bulunmaktadır. En büyük dört
uydusu — Io, Europa, Ganymede ve Callisto — Galileo uyduları olarak
bilinir. Bu uydular, 1610 yılında Galileo Galilei tarafından
keşfedilmiştir. Ganymede, Güneş Sistemi’ndeki en büyük uydu olup,
Merkür gezegeninden bile daha büyüktür.
Europa’nın buzla kaplı yüzeyinin altında sıvı bir okyanus
bulunduğuna dair güçlü kanıtlar mevcuttur. Bu nedenle Europa,
Dünya dışı yaşam arayışında en umut verici gök cisimlerinden biri
olarak kabul edilmektedir.
Jüpiter, aynı zamanda güçlü bir halka sistemine sahiptir. Bu
halkalar Satürn’ünkiler kadar belirgin olmasa da, gezegenin
çevresinde ince ve karanlık halkalar halinde gözlemlenir.
Günümüzde Jüpiter, Juno uzay aracı tarafından detaylı şekilde
incelenmektedir. Juno’dan elde edilen veriler, gezegenin iç yapısı,
manyetik alanı ve atmosfer dinamikleri hakkında bilim insanlarına
önemli bilgiler sağlamaktadır.